Kraków

Saturday, February 20, 2016 15:26
Posted in category Gezi, Kraków, Polonya

Bu aralar yine cook geziyoruz leylek cift olarak bakmayin blogun sessiz kaldigina, gecen hafta Paskalya tatilinde es-dost ziyareti, hem muhabbet hem lezzet icin duragimiz Barselona’ydi. Barselona’yi yerlisiyle gezmenin keyfi bir baska yaziya kalsin bugun size Kraków’dan bahsedeyim biraz :) Kraków acikcasi gezilecek yerler listemizin en ustlerinde degildi, hatta soyle bir haritadan da baktik Varşova’nin neresindeymis diye. Esimin bir haftalik is gezisi cikinca hemen ben de takildim pesine tabi firsattan istifade :)  Kraków’un methini duymustum acikcasi havalarin da gunluk, guneslik olmasiyla degmeyin keyfime.

Ilk gun Cumartesi havaalanindan otelimize taksiyle gectik (havaalani – eski sehir merkezi taksi 89 zloty) ve kendimizi hemen karsidaki Wisła Nehrine (Vistula) attik, nehir kenari boyunca gunesin tadini cikardik :) Polonya’nin en uzun bu nehrine ‘Motherrrrr of All Rivers’ diyorlarmis :)

Nehrin hemen yanibasinda Wawel Kalesi sehrin en onemli sembolu. 14 yy’dan kalma Wawel Kalesi/Sarayi nice Polonyo krallarini (Kraków Polonya’nin eski baskenti) ve basbakanlarini agirlamis, isgaller ve II. Dunya Savasi gormus. Kaleyi, katedrali, dragon’s den’i gezdim bir de ucretsiz Kraków yuruyus grubu vardi onlarin pesine takildim hep beraber gezdik, bu ucretsiz Old Town ve Kazimierz Jewish Quarter turlarini siddetle tavsiye ediyorum, yaklasik 2.5 sa hep birlikte yerel bir rehber esliginde geziyorsunuz. Ben Kraków Free Walking tura katildim, sanirim baska ucretsiz turlar da var.

Wieliczka Tuz Madenleri’nin methini gitmeden duymustuk Pazar gunu atladik trene, yaklasik 20 dakikada madenlerdeydik. Madenler turlarla gezilebiiyor, normalde her saat basi 10:00-13:00 arasi her yarim saatte turlar var (75 zloty). Rehberimiz fazlaca sikilmis Polonya mizah anlayisinin nacizane ornegiydi. Tuz madenlerinden artik aktif olarak tuz cikarilmiyor onun yerine 400 rehber calisiyormus :) En alt katta tuzdan buyuleyici bir şapel ve tuneller boyunca da tuzdan heykeller var.

Kraków’dan Kisa Notlar

  • Kraków’da herkes genc ve iki cocuklu :)  Kraków tam bir ogrenci kenti, nufusu oldukca genc, 800 bin nufusun 200 bin’i ogrenci universiteler sagolsun. Orta yasli bile pek gormedim sasirtici sekilde gencler mekanlarda, yaslilar evlerindeymis oyle acikladilar :)
  • Para birimleri euro degil zloty (Subat 2016 itibariyle 1 EUR = 4.4 zloty)
  • Kizlarini pek begendim, sahibine bagislasin super Ruslar kadar beyaz tenli de degiller :)
  • Televizyonlarinda dublaji tek bir kisi yapiyor – bunu duymus acikcasi inanmamistim filmlerin alttan kisik bir sekide orjinal sesi geliyor, tek bir kisi de kadin-erkek demeden tekduze bir sekilde okuyor :)
  • Yemek cok lezzetli, cesitli ve ucuz – ozellikle ogrenci mekanlarini bulursaniz icki de cok ucuz. Restoranlarda genellikle servis ucreti dahil degil yaklasik %10 bahsis birakabilirsiniz. Bira genelde 8 zloty – 2 EUR, marketlerde cok daha ucuza alabilirsiniz.
  • Taksilerinde belirli bir tarife yok, her taksinin kapisinda fiyati yaziyor – fiyatlar neyse ki uygun ve kisa mesafe muhabbeti yapmiyorlar.

Ne nerede yenir?

Kraków’da uzun uzun farkli zamanlarda birer hafta kaldigimizdan bolca gezdik, muhtesem yemeklerin, cafe ve biralarin keyfini tadina vararak cikardik. Yerellerden aldigimiz tavsiyelerle cok sayida restoran ve bar da denemis olduk. Kraków’da fiyat/performans o kadar yuksek ki kesinlikle favori kacamak sehirlerimiz arasinda :)  Restoranlar konusunda aldigimiz en iyi tavsiye bu blog oldu:

http://dania-kontra-ania.blogspot.nl/p/co-polecam.html

Google translate sokuyorsunuz keyfinize gore seciyorsunuz, bu kiyagimi unutmayin :) Biz bu restoranlardan pek cogunu denedik hepsinden ayrica memnun kaldik. Roma’dan sonra en guzel pizzalar icin Pizza Garden, doya doya et icin Red Ed,

Bu blogdakiler disinda (yine tavsiye uzerine) bu adresleri kesinlikle denemelisiniz:

Polonya Mutfagi icin  oldukca geleneksel ve buyuk porsiyonlariyla Wawel kalesi karsisinda Pod Wawelem biraz turistik de olsa denenmeli. Polonya’dayken tabi ki denemeniz gereken Pierogi icin de adresimiz kucuk bir dukkan Sławkowska 32, Kraków. Pierogi – bizim mantilarin (oldukca) buyugu veya Polish ravioli desem – benim favorim patates ve peynirli olan ama gelenekseli lahana ve mantarli :)

Yasanılabilirlik endeksi: Bilenler bilir ben her gittigim sehire yasanilabilirlik endeksi veririm. Kraków tam ogrenci kenti, kizlari, yemekleri gayet guzel, genellikle hemen herkes Ingilizce rahat konusuyorm fiyatlar gayet makul kesinlikle arti. Yanliz dili cok farkli ve zor geldi, Hollanda’da uzun sure yasayinca dilin cok onemli bir kriter oldugunu dusunuyorum ulke seciminde. Ayrica is ziyareti icin gelenler disinda cok fazla expat/gocmen yok. Benim notum 7 (Ogrenci olarak yasamak icin 8 verebilirim :)

Ev sahibesi itirafi: Uzuun zamandir Turkce yazmayinca bayagi zorlandim, neredeyse utanmasam ingilizce’den cevirecegim, neymis kitap okumak yetmiyormus.

Ev sahibesi notu: Kitaptan bahsetmisken sevgili kardesimin hediyesi Portekizli yazar Jose Saramago’dan Korluk ve  Gormek okuyorum bugunlerde, ozellikle yolculuklarda guzel eslik ediyorlar. Gormek’e yeni basladim, Korluk siddetle tavsiye edilir.

Ev sahibesinin cook gecikmis notu: Aslinda bu yazi oldukca eskilerden ama Krakow’a ikinci iyaretimizde taslaklardan bulup cikardim hatirlamak icin ve guncelleyip yayinliyorum…

 

North Sea Jazz Ruzgarlari

Saturday, July 13, 2013 23:22
Posted in category Oylesine, Rotterdam

Kuzey denizlerinde caz ruzgarlari esiyor, Rotterdam Ahoy bu haftasonu North Sea Jazz Festivaline ev sahipligi yapiyor. Gecen sene oldugu gibi bu sene de kacirmadik bu muzik ziyafetini. Dunden aklimda, kulagimda ve ruhumda kalanlari sizlerle de paylasayim ;)

Daha once tanismadigima pisman oldugum canli performansiyla buyuleyen Anthony Hamilton:




…ve tabi ki Django Unchained’den Anthony Hamilton & Elayna Boynton’dan “Freedom”:



Sirada “cool” otesi Ingiliz Jonathan Jeremiah var :)


Bu da unlu Dutch cazcilarindan Caro Emerald, ben seviyorum bu hatunu ve retro tadindaki sarkilarini:


Larry Graham ve Graham Central Station konserine Prince ve Santana’nin da katilmasiyla efsanevi bir acilis yaptilar festivale:

North Sea Jazz’in bu seneki agir toplarindan biri Santana ve tabi ki live Black Magic Woman ve Maria Maria :)

Yanliz ben itiraf ediyorum oyle kalabalik ve 80C filandi ki ben bu sarkilari dinleyip kactim yaw :)

Ev sahibesi notu: Bu arada guzel tesaduf bu yaziyi yazarken ntr’da North Sea Jazz festivali goruntuleri ve roportajlari da ayni sirada yayinlaniyordu :) Yayinlar henuz guncellenmemis ama daha sonra eklerim uitzendinggemist linklerini.

It’s a revolution I suppose

Friday, June 28, 2013 17:00
Posted in category Oylesine

Bugunlerde ben bu sarki hic bitmesin istiyorum, evde, iste, yolda Imagine Dragons’dan Radioactive gelsin…

Spotify uyeligi olmayanlara:

Ben Ethem Sarısülük

Wednesday, June 26, 2013 22:18
Posted in category Ankara

Ethem Sarisuluk

Ben Ethem Sarısülük.

Silahım yoktu.

Polis tarafindan basimdan vurularak olduruldum.

Katilimi serbest bıraktilar.

Ethem Sarısülük polis Ahmet Şahbaz tarafından katledildi. Vurulma ani boyle goruntulendi, mahkeme “meşru müdafaa” karari verdi.

Iskocya – Highlands Turu 1. Gun

Sunday, June 23, 2013 12:00
Posted in category Iskocya, Rehber

Iskocya nami deger Highlands 4 gece/5 gunluk araba turunu son dakikada planladik, rotamizi belirleyip, ilk gun kalacagimiz B&B ayarlayip, valizleri hazirlayip Glasgow’a dogru dustuk yollara… Hemen yasanilasi yerler listemde ust siralarda kendine yer edindi Iskocya :) Her kose basinda sizi buyuleyen sasirtan yemyesil dogasiyla, golleri, ormanlari, havasina inat sicacik insanlariyla bu guzel ulkeye asik olmamak ne mumkun…

Turumuzun ilk gununde Glasgow havaalanindan kiraladigimiz arabayla istikametimiz Oban. Yol boyunca havanin da sansimiza gunluk guneslik olmasini firsat bilerek Balloch Castle ve Loch Lomond-The Trossachs national parkina ugradik, kis rehavetindeki bunyelerimiz silkelendi soyle bir kendimize geldik.

Scotland Road Trip – Day 1 (16 May 2013) from kalavinkas on Vimeo.

 

Iskocya’da cok guzel bir gelenek var insanlar kaybettikleri sevdiklerinin anisini parklarda ve banklarda yasatiyorlar. Bu banklarda biraz soluklanirken bu teyzecigin hikayesini dusunuyor, ona selam edip, usulca muhabbete koyuluyorsunuz…

“Come sit with me for awhile…”

Bu da Balloch kalesinde yaptigimiz yuruyusun ardindan ogle molasini verdigimiz Vintage Inn restoran, yolunuz duserse tavsiye ederim :) Ilk haggis denememizi de burada yaptik :) Haggis’i garsona sorunca pek ic acici bir tarifi olmasa da cok lezzetli dogrusu :)

Buyuleyici olan sadece Iskocya’nin dogasi degil, baska guzellikler de insani kendinden aliyor. Turumuz boyunca yol kenarinda ugradigimiz sayisiz kafelerden birinde sicacik kahve ve havuclu kek esliginde camin ardindaki mini kus evlerini seyre daldik, cam kenarindan karsinizdaki kuslari gozleyip hemen yanibasinizdaki rehberden de adini ogreniyorsunuz… Bir gun gelir de bahceli bir evim olursa mini bir kus gozlem evi istiyorum ben de :)

Mini kus gozlem evi :)

Yol boyunca manzara sizi buyulemeye devam ediyor, Glencoe ve Three Sisters bir de neresi oldugunu bilmedigim ama oldukca surreal duran su tasi sanirim her acidan cektim :) Anlatmaya kelimeler (yani benimkiler) yetmez diyip fotolarla basbasa birakiyorum sizi :)

Scotland Road Trip – Glencoe (16 May 2013) from kalavinkas on Vimeo.

Oban’a ugrama sebebimiz aslinda itiraf edeyim viskiden hic anlamasam da daha once Oban viskisini tatmis olmamdi :) Bu mini bir balikci kasabasina tam gun batimida ulastik bakiniz hemen tanistirayim sizi bu guzellikle:

Scotland Road Trip – Oban (16 May 2013) from kalavinkas on Vimeo.

Viski demisken (nami deger whisky, amerikanca whiskey) ne yazik ki anavataninda uygulanan agir vergilerden dolayi oldukca pahali, en azindan Hollanda fiyatlariyla karsilastirinca… Yine de Highlands’a gitmisken viski damitim evlerine gitmemek, tatmamak  olmaz :) Oban damitim evine biz acilis saatleri uymadigi icin ugrayamadik ama sonraki gunlerde hemen acigi kapattik :)

Oban’da bir gece gecirip kocaman bir Iskoc kahvaltisindan sonra yol gidenindir diyerek dusuyoruz yine yollara, istikamet Isle of Skye :)

Iskocya turu rotamiz icin buraya tik tik :)

Diren Gezi Park

Sunday, June 2, 2013 15:48
Posted in category Istanbul, Rehber, Turkiye

 

 

 

Re-cop Tazyip Gazdogan’a inat #direngezipark

Iskocya Turu

Wednesday, May 29, 2013 23:30
Posted in category Iskocya, Rehber

Henuz Tayland turunu bloga ekleyemeden Iskocya turumuzu yaptik gectigimiz hafta =) Tembel bloggerim ne yapalim ;) Aslinda Ingiltere’ye vize faciasindan sonra gitmeyi planlamiyordum, gectigimiz yil konsolosluga cuvalla pound doktugumuzden, vize almamiz yaklasik 1.5 ay surdugunden, ustelik geciken vize nedeniyle Londra’daki biricik kardesimi ziyarete de gidemedigimden, dunyadaki son kara parcasi da olsa gitmem diyordum ama dayanamadim. Londra planliyorduk malum oteller cok pahali oldugundan son dakikada – iki gun oncesinde gecenin 1′inde Iskocya’ya cevirdik rotamizi ;) Iyi de yapmisiz zira yaslandigimdan olsa gerek :P sehrin kalabaligi, gurultusune tercih ediyorum dogayi, cicegi, bocegi… Iskocya’da da bolca koyun, kuzucuk, dag, tepe, deniz, kisaca yesilin ve mavinin her tonuna doyduk…

Turumuz 4 gece – 5 gun rotamiz:


View Larger Map

Turumuza Edinburgh ucuslari cok yogun oldugundan Glasgow’dan basladik, havaalanindan araba kiralayip Oban (mini mini bir balikci kasabasi itiraf edeyim ekleme nedenim daha once Oban viskisini denemis olmamdi :D ) – Isle of Skye (Portree) – Iverness ve tekrar Glasgow’a donus seklinde planladik. Yol boyunca da kaleleri, National parklari, muhtesem manzarali Glen Coe’yu, Three Sisters’i ve daha bir suru guzelligi atlamadik tabi ki, her yarim saatte foto ve yuruyus, canimiz cekince guzel kokulu kahve-kek molalarini verip gonlumuzce gezdik bes gun.

 

Highland cattle on Isle of Islay

Helllooo!!!

Enhanced by Zemanta

Araba kiralamayi dusunuyorsaniz 4 gunlugu 100 eur yani fiyati fena degil ancak arabayi biraz daha guclu ama kucuk secmekte fayda var zira yollar genelde tek serit, tabi ki her donuste yasanan ters serit maceralari da cabasi ;)

Supriz Singapur

Wednesday, December 12, 2012 21:39
Posted in category Gezi, Singapore

Singapur’a gitmek aslinda aklimizin ucundan bile gecmiyordu, son dakikada Bangkok ucaginda yer kalmayinca biz de havaalaninda once haritadan nerede olduguna bakip :P sonra otel rezervasyonlarimizi yapip, Tayland-Phuket ucagimizi da ayarlayip hemen atladik. Son dakika suprizi Singapur bizi cok sasirtti oldukca modern, zengin, son derece guvenli ve temiz, yani sakizin yasak olmasi sehir efsanesi degilmis :) Singapur’da cok fazla vaktimiz olmadigindan(sadece 1 gece gecirdik) Marina Bay Sands hotelde kalamadik ve efsanevi Infinity(Sonsuzluk) havuzunda yuzemedik baska sefere kismet diyorum :P Ama cok istedigim, belgesellerden bolca izledigim dunyanin botanik baskenti olan Gardens by the Bay’i yani supertrees’i gorebildik :)

Boylari 50 m ulasan, solar enerjiyle calisan bu 18 adet dev canopy agaci aslinda dunyanin nesli tukenme tehlikesi altindaki agaclarina ve bitkilerine de ev sahipligi yapiyor, turistler olarak bizim payimiza dusen de agaclar arasindaki asma koprude bu hayal etmesi guc futuristik dunyada yolculuga cikip, manzaranin tadini cikarmak oluyor :)

Singapur’un farkli bir buyusu var, herkesin Ingilizce konustugu, gokdelenler ve alisveris merkezleriyle dolup tasan, para birimi sgd(Singapur dolari) olan bu adacikta kendinizi asyalilarin bastigi Manhattan’da hissetmemek elde degil…

Bu sefer fotolari video seklinde paylasmak istedim, nicedir denemek istiyordum ancak vakit bulabildim:

Singapore from kalavinkas on Vimeo.

Sirada merak ve heyecanla beklenen Phuket – Ko Phi Phi var ;)

Leylekler bizi havada gorsun

Sunday, December 9, 2012 13:50
Posted in category Gezi, Thailand

Herkese hellooo! Nicedir gorusemiyorduk, gozumuz yollarda kaldi diyorsaniz ki zannetmiyorum blogu benden baska okuyan oldugunu yepyeni gezi&lifestyle yazilariyla yeni yila hazirim :P Bu sefer takvimimiz haziran ayinda bir sporu sevelim sevdirelim kampanyasi tadinda kalmis peki ise yaramis mi yok ayol ne spor ne diyet, zaten yaz da bitti, neyse kaldigimiz yerden devam…

Yazi bitirdim ama kasim ayinda ben uzun uzun, sukela bir tatil yaptim, bu sefer rotamiz son dakika Singapur-Phuket-Koh Phi Phi-Chiang Mai-Bangkok seklideydi, donuste de gezmelere doyamadigimdan, pazartesi gunu solugu canim Antalya’da aldim, tabi oralara kadar gitmisken Istanbul’a da ugramamak olmaz ;)

Toplamda 3 hafta, 36.779 km, 9 ucak, sayisiz tuk-tuk yolculugu, onlarca tapinak, bir suru ani, hediyelik, dostluk biriktirdim:


View Larger Map

Bu arada merak edenler icin Amsterdam-Bangkok 12.605 km, arabayla 160 saatmis google maps teyzenin yalancisiyim, benim neyim eksik diyenler, Otto 2 ile yola cikmak isteyenler kim tutar sizi ;)

Idolumuz Gunther amcanin bitmek bilmeyen 23 yillik efsanevi yolculugu

Yazilarin ilki son dakikada guzel bir supriz Singapur ;)

The Truth About Exercise

Tuesday, June 12, 2012 0:44
Posted in category Oylesine

Kendimi spor salonlarinda saatlerce heba etmeden yok mu saglikli, fit olmanin baska yolu diyenlerin belgeseli: “The Truth About Exercise” Jamie Timmons’in ilginc bir iddiasi var ve Michael Mosley guinea pig olarak kendini bilim ugruna feda ediyor. Sadece 20 sn lik cok yogun egzersiz 3 set seklinde toplamda 1 dakika, haftada 3 gun yapiliyor yani haftada toplam 3 dakika, ayda 12 dakika? Genetik faktorlerin ve kisilerin metobilizma farkliliklarini dusununce bu kadar basit olacagini dusunmuyorum ancak yine de denemeye deger.

Bir saatlik belgeseli egzersiz esliginde izleyin zira “The chair kills you!”

Edit: Videonun 1 saatlik versiyonu nedense kaldirilmis ben de introsunu ekliyorum…